Bursa'nın yazılım vadisi projesini uzun zamandan bu yana izliyoruz. İşin içinde BEBKA, Bisiad, BTSO, Bursa Valiliği, Uludağ Üniversitesi olunca izlemek zorunlu oluyor.

Bu projenin tanıtım toplantısı dün Bursa'da yapıldı. Detayları buradan okuyabilirsiniz.

Projeye göre, Hedef 2023 programı kapsamında özellikle savunma sanayine dönük yazılımlar geliştirsinler diye 480 dönüm araziyi vadinin kullanımına tahsis edeceğiz ve oradaki firmalara ULUTEK'te imtiyazların aynısını sağlayacağız. Yani 15 Euro / m2 fiyat ofis bedeli karşılığında KDV, Vergi ve Personel teşviği. Böylece, Türkiye'deki süper zeki mühendislerin ve yazılımcıların buraya akmasını, şirketler kurmasını ve Bursa'yı 11 Milyar dolardan 20 milyar dolarlara çıkarmasını bekliyoruz.

Hmm..

Ama Silikon Vadisi böyle kurulan bir yer değil ki. Türkiye'deki genel kamu alışkanlığı, kültürel hareketleri mevzuat ile çözebileceğini sanmaktır ve hepimiz biliyoruz ki zannetmek bütün hataların anasıdır.

O nedenle ben bugün size vadinin öyküsünü anlatayım, kendiniz karar verin : Bu iş 1.250.000 TL ile olur mu?

Silikon Vadisi, portakal bahçeleri, ılıman iklim, düz ve yeşil bir ovanın ortasında, birbirine yollar ve yeşil bahçelerle (TOKİ, yüksek bloklar ve apartmanlarla doldurulmuş bir ova ile değil) bağlı küçük kasabalardan oluşur. Ülkenin en özgür kentlerinden birinin, San Francisco'nun hemen yanıbaşında yer alır ve girişimcilik, hata yapmaktan korkmamak, farklı insanları kabullenme, zeki insanların fikirlerini çevreleyen yatırım ağları ve tüm bunların birbirini karşılıklı olarak beslemesini sağlayan teşvik kültürü her yerde gözünüze çarpar. Yazının sonunda kaynaklar bölümünde bu konu ile ilgili Türkçe kaynakları bulabilirsiniz.

Silikon Vadisini yaratan insiyatif, aslında 20YY başlarından itibaren bölgesel özerklik ve özgünlük mantığı çerçevesinde gelişti. Stanford Üniversitesinin kuruluşu ve özellikle mühendislik/temel bilimler alanlarına yaptığı eğitim yatırımları zaten 1940'larda harika mezunlar vermeye başlamıştı. Ancak bir farkla: Mühendislik fakültesi dekanı Frederick Terman, daha o yıllarda mezunlarını kendi şirketlerini kurmak için özendiriyordu. Bu sayede, izleyen yıllarda William Hewlett ve David Packard kendi soyadlarından oluşan şirketi kurup dünyanın en büyük bilgisayar şirketlerinden birini yarattılar.

Ama esas değişim, Stanford mezunu zeki insanları istihdam edecek yeni girişim şirketlere risk sermayesi bulunması misyonunun bizzat Dekan Terman tarafından üstlenilmesi oldu. Terman böylece HP, Varian Associates ve benzeri şirketlerin önünü açmakla kalmadı, onların teknoloji ve inovasyon merkezlerini kampüs etrafında açmasını ve tüm büyük üniversitelerden vadiye parlak yeni mezunların akmasını sağladı.

1955 - 85 arasında 30 yıllık (evet otuz) dönemde, Bell Telephone (Graham Bell'in firması), Shockley Yarıiletkenleri, Fairchild Semiconductor ve Xerox PARC'ta yapılan inovasyonlar dünyanın çehresini değiştirdi ve üç büyük inovasyon dalgası yarattı.

Shockley Yarıiletken'in sahibi William Shockley,  yarıiletken için gerekli transistörlerin yapımında germanyum yerine silikon kullanmayı akıl etmese muhtemelen bir bilişim devrimi olmayacaktı. Firmasında çalıştırdığı 8 mühendis Shockley'in yıldırıcı ve sert yönetim tarzından bıkıp Fairchild Yarıiletkeni kurdular. Fairchild, 2 yıl sonra entegre silikon devrelerden yılda 130 milyon $ kazanıyordu, yıl 1958. Bu firmanın iki kurucusu, Gordon Moore ve Robert Noyce 1968'de Intel'i kurdular ve mikroçipler bizim bildiğimiz bilişim devrimini yarattı.

Sadece bu kadar da değil.. Stanford Araştırma Enstitüsü daha 1969'da ARPANET adlı verilen bilgisayar ağının bir ayağını barındırıyordu. Bu ağ, daha sonra geliştirilip Internet adını alacaktı.

Silikon Vadisi Devriminin Kültürel Temelleri

Peki tüm bunların arkasındaki sır neydi? Neden portakal bahçeleri ile ünlü bir vadi 50 yıl içinde dünyayı değiştiren icatları çıkartan haline gelmişti? Ne oldu da HP, Apple, Microsoft, Intel, Facebook, Google gibi yaşamımızı değiştiren şirketler buradan çıktı?

İşin sırrı, insanlara vergi sübvansiyonları ve çalışacak ofis sağlamakta değil tam tersine bir deneyip yanılma kültürünü desteklemekte yatıyor. Hem maddi hem de manevi olarak.

Tam da burada, CHP Bursa Mv. Aykan Erdemir'in "yaratıcı orta sınıf" dediği kavrama geliyoruz.

İlk olarak sosyal olarak ortama çok kolay adapte olamayan, farklı, zeki, yaratıcı, parlak beyinlerin kendilerini rahat hissedebilecekleri bir kent yaratmalısınız. Bu kentte araba kullanmak, kiralık doğru düzgün evler bulmak, toplu ulaşım ile kolayca seyahat etmek, genç anne babalar için ulaşım olanakları ve kadın-dostu kent özellikleri gelişmiş olmalı. Altyapı yüksek hızlı interneti, üstyapı hızlı sosyalleşmeyi ve modern eğlence olanaklarına kolay erişimi desteklemeli.

Daha da önemlisi, şehrinizin üniversitesi mühendislik, yazılım, matematik, istatistik alanlarında dünya klasmanında bir eğitim vermeli ve oradan mezun olan öğrencileri o kentte kalarak "şansını denemeye" teşvik etmeli.

Yarattığınız kültür, yeni mezunun ilk kurduğu şirketin batmasını normal bulacak şekilde örgütlenmeli, bu konuda hatalar bir öğrenme fırsatı olarak görülmeli ve daha iyi denemelere yol açılmalı. Tüm bunlar için kuruluş ve sonrası dönemlerinde şirketi desteklemek üzere farklı yatırımcı ağları (melek, venture, vs) kentte var olmalı.

Bilginin açık, serbest ve özgür dolaşımı teşvik edilerek girişimciliğin bir mevzuat değil kültür sorunu olduğu, bu olgunun ancak kentin dokusuna kültürün işlenerek çözülebileceği akılda tutulmalı.

Yeni şeyler yapmak için birbirini teşvik eden, yeterince iyi bir şeyler yaptığında yatırım bulabileceğini bilen çok parlak beyinler ve onlar etrafında oluşmuş bir yatırımcı ağı, finansal ve hukuksal danışmanlık kaynaklarından söz ediyorum.

Şimdi biz, 480 dönüm toprağa ofisler yapıp vergi, personel ve ofis desteği ile bunu elde edebileceğimizi gerçekten düşünüyor muyuz?

Şimdi bu yazıyı okuyan pek çok kişiyi şaşırtacak birşey söyleyeyim : Silikon Vadisinde devlet teşviği yok. Ofis teşviği bile yok. Şirketler (Google, Apple, vs) garajlarda, öğrencilerin yurt odalarında filan başlıyor.

Çünkü kültürü destekleyecek bileşenleri doğru yerleştirdiğinizde, devletin 1.250.000TL teşviğine ihtiyaç kalmıyor.

Konuyla ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki kaynaklardan faydalanabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkürler,

Utku

Kaynakça :