Kafası Karışık Fotoğrafçı


Uzun bir süredir ara verdiğim yazılarıma, çok ama çok önemli olduğuna inandığım bir konuya değinerek dönmek istiyorum.

Bugünkü yazım, fotoğraf eğitimi ile ilgili. Fotoğraf meraklılarına verilebilecek olan seminerlerden söz ediyorum, akademik eğitimden değil.

Bugün Türkiye’de sayıları yüzbinleri bulan bir insan topluluğu amatör fotoğrafla uğraşıyor. Bu sayı, Türkiye’deki fotoğraf paylaşım sitelerinin toplam nüfusu. Bu durum dünyada milyonlarla ifade edilmekte.

Fotoğraf paylaşım ve depolama sitesi olan Flickr’a günde 2 milyon fotoğraf yükleniyor. Cep telefonları ile çekilen fotoğraflar dünya gazetelerinin baş sayfalarına girebiliyor, Nikon ve Canon gibi markalar yılda onbinlerce DSLR satıyorlar. Ülkemizde fotograf paylaşım sitelerinin öncülerinden olan FotoKritik’teki fotoğraf sayısı yarım milyonu aştı.

Dolayısıyla, fotoğraf üretme eylemine giriş bariyerleri çoktan yerle bir oldu, artık fotoğrafı bir ifade aracı olarak kullanmak isteyen insanlar bunu kompakt makineler veya cep telefonları ile dahi yapabiliyorlar.

Kaldı ki, eğer gerçekten üretmek istiyorsanız burada da okuyabileceğiniz gibi makinenizin bir önemi yok. 20$’lık bir Holga ile sanat eserleri yaratabilirsiniz.

Ancak şunun altını çok büyük bir kalemle çizmek gerekiyor. Fotoğraf (veya sanat) öğretilebilir mi sorusunu aşabilirseniz eğer, fotoğraf eğitimi almaksızın fotoğraf üretmek sadece ortaokulda öğretilen kompozisyon dersi bilgisi ile roman yazmayı denemeye benzer.

Kendisinden önceki örneklerin kötü bir tekrarından ibaret olarak kalır.

Peki bunca önemli olan fotoğraf eğitimi gerçekten nedir? Makine kullanma kılavuzlarının kitap boyutlarına geldiği günümüzde fotoğraf eğitimi nasıl bir içerik taşımalıdır?

Temel fotoğraf eğitimi,  “makinemi nasıl kullanabilirim kursu” değildir.

Meseleyi bu boyutu ile algılayanlar için kullanım kılavuzları zaten var. Enstantane, diyafram, ışık ve kompozisyon bilgisi internetten indirilebilir Türkçe CD’lerde dahi mevcut.

Esas soru şu : Fotoğraf yalnızca yukarıda yazdığım “zanaat” kapsamına giren bir bilgi ile üretilebilir mi?

Evet, üretilebilir. Ancak yalnızca kendisinden öncekilerin tekrarı olarak! Bu nedenle, yukarıda bahsettiğim sayılara rağmen hala birbirinin aynısı fotoğraflara bakıyorsunuz.

Ancak sanat tarihi göstermektedir ki, yeni olan üretimi ancak iki türde mümkündür : Öncekinin üzerine yeni bir şey ekleyerek, veya öncekini tümden altüst ederek!

Kendinize sorun : Aldığınız fotoğraf eğitimi, sizin makinenin kullanma kılavuzunda bulamayacağınız (ve hangi lensin veya photoshop efektinin daha iyi olduğundan bahsetmeyen) bir şeyler söylüyor mu?

Söylemiyorsa, zamanınızı fazla harcamayın.

Bütün sanatlar birbirinden beslenir ve fotoğraf ta bundan bağımsız değildir. Uzak ufuklara bakmak için yükseklere çıkmak gerekir.

Işık bilgisi içinde barok - empresyonist akımların ışık kullanımından, fotoğraf tarihi içinde sosyolojiden, portre fotoğrafı içinde Barthes’ın dört görüntü repertuarından, fotoğraf kompozisyonunun yapısal öğeleri içinde Bauhaus ekolü etkisinden, kontrast ve açık-koyu kontrolü içinde Caravaggio’nun Chiarascuro’sundan beslenmemek, sizi yalnızca ezberci bir öğrenci yapar.

Siyah beyaz fotoğrafı Photoshop’ta bir komuttan ibaret zanneden “iyi fotoğrafçılar” biliyorum.

Fotoğraf eğitimi yalnızca teknik olarak doğru ve estetik olarak etkileyici fotoğraf üretim bilgisi değildir. Bunun arka planında fotoğrafın sanat tarihinden sosyolojiye, psikolojiden mimariye ana besin kaynaklarına göndermeler yaparak ve katılımcıyı bu doğrultuda merak ederek araştırmaya yönelten, her gün öncekilerini tekrar eden vasat fotoğraflara bakmak yerine iyi fotoğrafçıların iyi portfolyolarını referans gösteren, bu anlayışla katılımcısını zenginleştiren ve ufkunu açan bir eylemdir, veya olmalıdır.

Bundan daha azı -biraz merak ve çaba ile- makinenizin kullanım kılavuzları ve internette zaten bulunabilmektedir.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Dostlukla,

Utku